'N' ile değil 'M' ile.
Mutluluk güzel şey; lakin korkunç sorumluluk.
Anılarla yarışamazsın ama çok daha iyilerini yaratabilirsin.
birseydicektim:

:’)
Tanrı Misafir

Sevememekten usandığım bir dönemde karşıma çıktın sen. Farkın diğerlerinin aksine sevilmekten korkmamandı ve sevmekten, sadece beni. Belki Tanrı duymuştu sitemlerimi ve yolladı seni. Ya da belki sen benim için Tanrı’ydın, dayanamayıp geldin. Bilmiyorum. Kim bilir ne kadar bekledim seni ve inanmayı sana.

Uzun zaman olmuştu sevgili, sevmeyeli çook uzun zaman, güvenmeyeli çok. Bilir misin, kaçtı diğerleri. Korktular. Yok hayır, yanlış anlama beni. Sevmedim onları, sevemedim. Zaten ne olduysa bundan oldu ya! İçime bir ağırlık çöktü. Bir fazlalık, oturdu kaldı öylece. Denedim, seveyim dedim, ama sen de anlarsın ya, sevilecek bir yanları yoktu. Öyle çirkinlerdi ki. Ve öylesine bencil…

Kirli. Sanırım onları tanımlayabileceğim kelime bu olmalı. Egoyla kirlenmiş marjinal(!) ruhları. Olmadıkları biri gibi davranıp asıllarını katleden kişilik katilleri onlar. İnsan kendini nasıl öldürür sevgili? Hiç akıl işi mi?

Neyse sen geldin ya, boşver onları. Güzel şeylerden konuşalım. Öpüşelim, koklaşalım. Boru mu, kaç senedir gizleniyorsun kuytu köşede! Az hasret giderelim. Ah, bak görüyor musun? Çenem düştü  yine benim. Ne ayıp! Oysa yol yorgunusundur şimdi sen. Gel sana bi’ çay demleyeyim.

Eski buraları çok özlediğimi farkettim.
Bir yanlışlık olmalı. Nasıl bir Tanrı karşılıklı sevme eyleminin gerçekleştirilmesine kızabilir?